Gedik Yatırım’ın değerlendirmesine göre haftanın son işlem gününde Japonya, Avustralya ve Yeni Zelanda tahvilleri değer kazanırken, ABD tahvilleri önceki günkü yükselişini büyük ölçüde korudu. Dolar ise üçüncü haftalık yükselişine ilerledi.
Avrupa tarafında Fransa’nın bütçe görünümüne yönelik endişeler bölge geneline yayılırken, Fransız tahvillerindeki satış baskısı sürdü. Almanya ile diğer Avrupa ülkeleri arasındaki faiz farklarının belirgin şekilde açıldığı kaydedildi. Hisse piyasalarında da zayıf görünüm öne çıkarken, Asya borsalarının temmuzdan, Avrupa borsalarının ise nisandan bu yana en kötü haftalık performanslarına yöneldiği belirtildi.
Emtia tarafında Brent petrol 102 doların üzerinde kalırken, yüksek enerji fiyatlarının enflasyon görünümünü zorlaştırması merkez bankalarının faiz politikalarına ilişkin belirsizliği artırıyor. Demir cevheri ve bakırdaki sert kayıpların ise küresel büyümeye yönelik endişeleri yansıttığı aktarıldı. Kredi piyasalarında şirket tahvillerinin risk primlerinin yaklaşık altı ayın en yüksek seviyelerine çıkması, yatırımcıların bilanço risklerine karşı daha seçici hale geldiğine işaret etti.
Günün ana gündemini ABD tarım dışı istihdam verisi oluştururken, güçlü bir istihdam görünümünün ABD Merkez Bankası’nın (Fed) ilave faiz artırımları için alanını genişletebileceği ifade edildi. Fed üyelerinden gelen açıklamaların ise yeni faiz artışlarının zamanlamasına ilişkin görüş ayrılıklarının sürdüğünü gösterdiği belirtildi. Gün içerisinde ABD istihdam verisinin yanı sıra petrol fiyatları, Washington-Tahran hattındaki gelişmeler ve Avrupa tahvil piyasasındaki stres takip edilecek.
Euro Bölgesi’nde piyasaların, küresel tahvil faizlerindeki geri çekilmenin desteğiyle haftanın son işlem gününe pozitif başlamasının beklendiği bildirildi. Fransa kaynaklı mali risklerin ise gündemdeki yerini koruduğu aktarıldı. Fransa’nın 10 yıllık tahvil faizinin bütçe görünümüne ilişkin endişelerle 2002’den bu yana en yüksek seviyesine çıktığı, Japon Sumitomo Mitsui DS Asset Management’ın Fransız tahvillerindeki pozisyonlarını tamamen kapatarak Alman ve kısa vadeli Japon tahvillerine yönelmesinin de piyasalardaki temkinli yaklaşımı güçlendirdiği belirtildi.
Jeopolitik tarafta ABD’nin Orta Doğu’ya ilave uçak gemisi ve 10 bin asker gönderme ihtimalinin, enerji arzında yeni kesintiler yaşanabileceği ve petrol fiyatlarının yeniden enflasyon baskısını artırabileceği yönündeki endişeleri canlı tuttuğu ifade edildi. Euro Bölgesi’nin eylül ayı enflasyon verilerinin yanı sıra İspanya işsizlik ve İtalya perakende satış verilerinin de takip edileceği, açılış öncesinde Euro Stoxx 50 ve Stoxx 600 vadeli endekslerinin yaklaşık yüzde 0,2 yükselişe işaret ettiği kaydedildi.
Türkiye tarafında kurda düşük volatilitede sınırlı ve kademeli yükseliş eğiliminin sürdüğü belirtilirken, İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İmalat Satınalma Yöneticileri Endeksi’nin (PMI) eylülde 48,10’dan 47,90’a gerilediği aktarıldı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) brüt rezervlerinin geçen hafta 174,4 milyar dolardan 171,2 milyar dolara, net rezervlerinin 55,8 milyar dolardan 53,4 milyar dolara gerilediği belirtildi. Swap hariç net rezervlerin de 43,1 milyar dolardan 39,9 milyar dolara indiği ifade edildi. Yurt içi yerleşiklerin pariteden arındırılmış döviz mevduatının ise geçen hafta 1,02 milyar dolar arttığı kaydedildi.
ABD’de işsizlik maaşı başvurularının geçen hafta 197 bin ile beklentilerin altında arttığı, ISM imalat PMI’ın ise eylülde 54,5 ile beklentilerin hafif altında gerçekleştiği bildirildi. Dolar endeksi ve ABD uzun vadeli tahvil faizlerinin güçlü kalmaya devam ettiği belirtildi.
Euro, dolar karşısında 1,13 seviyesinin altına gerileyerek Mayıs 2025’ten bu yana en düşük seviyesine inerken, eylül ayını yüzde 2’nin üzerinde kayıpla tamamladı. Avrupa’da enerji fiyatlarının etkisiyle enflasyonun yeniden hızlanmasına rağmen zayıf büyüme görünümü ve Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) Fed’e kıyasla daha yavaş faiz artıracağı beklentisinin euro üzerindeki baskıyı artırdığı aktarıldı.
Altının ise güçlü dolar ve yüksek ABD tahvil faizlerinin etkisiyle 4.150 dolar civarına gerileyerek ikinci haftalık kaybına yöneldiği belirtildi. ABD-İran geriliminin tırmanma ihtimalinin güvenli liman talebini desteklediği, ancak yükselen petrol fiyatlarının enflasyonu canlı tutarak Fed’in faizleri daha da artırabileceği beklentisini güçlendirmesinin altın üzerinde baskı oluşturduğu ifade edildi.
Nasdaq Composite’in, yatırımcıların Fed’in faiz görünümünü şekillendirecek eylül ayı istihdam verisini beklemesiyle yeni güne temkinli hazırlandığı bildirildi. Güçlü istihdam verisinin faiz artışı beklentilerini ve tahvil faizlerini yeniden yukarı taşımasının özellikle teknoloji hisseleri üzerinde baskı oluşturabileceği, Fed’in faizleri sabit tutacağı beklentisinin korunmasının ise Nasdaq açısından destekleyici olabileceği belirtildi. Jeopolitik tarafta ABD-İran gerilimi ve yüksek enerji fiyatlarının da piyasaların gündeminde olduğu aktarıldı.
Hibya Haber Ajansı
© Copyright 2026 basindasaglik.com Tüm Hakları Saklıdır.
Web sitemiz Hibya Haber Ajansı Abonesidir.