Tahvil getirilerinde enflasyon etkisi

by basindasaglik

Yarın açıklanacak önemli enflasyon verisi öncesinde, daha yüksek bir okuma beklentisiyle birlikte ABD tahvil getirileri yükselmeye devam etmektedir. Fiyat hareketi, doğrudan daha iyi risk iştahına, Fed’in sıkılaşmasına ilişkin endişelere ve ayrıca enflasyon endişelerine atfedilirken, güçlü 3 yıllık tahvil ihalesi etkilerini bertaraf etti ve 10 yıllıklar %1,90 üzerinde kaldı. Hem UST 2Y hem de çok izlenen 10Y getirileri artarak %1.34 ve %1.95’e yükseldi, bu seviyeler en son Kasım 2019’da görülmüştü.

BOE faiz oranlarını %0,5’e yükseltirken, ECB gibi diğer merkez bankaları, bu yıl faiz artırımına karşı olmadığını belirtti. BOE’nin faiz artırımının ve Fed’in Mart ayındaki 25 yerine 50 puanlık artışının tartışıldığı bir ortamda sabit durmak, güvercin kalmak anlamına gelecektir. Fed sorunu Mart ayında çözülecek, bir faiz artışı kesin olmakla birlikte, piyasalar artık daha yüksek faiz artışı veya daha fazla faiz artışı senaryosuna rağbet etmeye başladı. İstihdam verilerinin ardından Mart ayı için 50 baz puanlık artış beklentisi yükseldi. ECB toplantısı sonrasında artan faiz artırımı beklentileri de, AB tahvil getirilerinin yükselmesini tetikledi. Spreadlerde henüz ciddi bir açılma yok. Fed ve ECB arasındaki sıkılaşma farkı, spreadlerdeki durum açısından belirleyici. Fed, enflasyona karşı hızlı bir sıkılaşma başlangıcı yapmakla birlikte, ilerleyen dönemde ekonomik büyüme hızını da gözleyecektir. Büyümede yavaşlama, Fed’in hızını azaltmasına veya otomatik moda geçmesine, hızlı enflasyon ve stabil büyüme ise Fed’in hızlı sıkılaşmasına neden olacaktır. Bilanço konusu ve bunun fiyatlaması, TÜFE’nin yaratacağı etkiyle biraz daha konu edilecektir. Fed’in bilanço küçültmeye bu yıl ortasında başlama ihtimali var.

ABD Hazine tahvil getirilerindeki artışın risk iştahı üzerinde baskı oluşturmasıyla Türk varlıklarındaki standart zayıf eğilim devam ediyor. Hazine ve Maliye Bakanı Sn. Nureddin Nebati, Türkiye’nin ekonomi politikalarını açıklama gayesiyle Londra’da yatırımcılara buluştu. Türkiye’nin mevcut ekonomi politikası ve finansal ürün lansmanları çerçevesinde, yatırımcı cazibesini yeni ekonomik modele ikna etme yoluyla çekmek istediği anlaşılıyor. Bu yeni ekonomik model de, büyümeyi ve ihracatı desteklemek yolunda daha düşük faiz oranlarını gerekli görüyor. ABD’de daha yüksek faiz oranları beklentisi, Türkiye’nin emsal ülkeleriyle olan para politikası farklılıklarının dikkate alınmasına neden olacaktır. Türkiye’nin reel faizleri Ocak ayı enflasyon verilerinin ardından daha da negatif oldu. Bu nedenle enflasyona karşı aşınma etkisine daha fazla maruz kalma etkisi nedeniyle, TL cinsi enstrümanlara yabancı ilgisinin düşük kalmaya devam etmesini izleyebiliriz. Yeni ekonomik model ve KKM çevrimlerinin sonucu açısından biraz daha süreci izleyeceklerini tahmin etmekteyiz.

Konuya yakın kaynaklara göre Türkiye, liradaki düşüşten bu yana ilk kez küresel tahvil piyasalarına dönmeye hazırlanıyor. Bu ay gerçekleşebilecek sukuk olarak bilinen İslami borcun satışını yönetmek için HSBC Holdings Plc dahil bankaların yetkilendirildiği aktarıldı, ayrıntılar ise henüz kamuya açık değil. Satışın, bu ay vadesi dolacak olan yaklaşık 2 milyar dolarlık borcu yeniden finanse etmek için kullanılabileceği düşünülüyor. Piyasa koşullarının kötüleşmesi halinde ise ihracın ertelenmesi ihtimali olabilir.

Kaynak Tera Yatırım
Hibya Haber Ajansı

Related Posts

Leave a Comment