Kanserli Çocuklara Umut Vakfı (KAÇUV), 25 yıldır kanser tedavisi gören çocukların ve ailelerinin yoluna umutla eşlik ediyor. Çocukluk çağı kanserleri tedavisi gören çocukların yalnız olmadığını hissettiren vakıf, bugün Türkiye genelinde aktif tedavi sürecindeki 2 bin 595 çocuğun hayatına dokunuyor. Kuruluşunun 25’inci yılını kutlayan vakıf, güçlü, güven veren ve sürdürülebilir bir destek ağı kuruyor. KAÇUV, çeyrek asırdır geliştirdiği sürdürülebilir modellerle binlerce çocuğun ve ailenin bu zorlu yolculukta yalnız olmadığını hissetmesini sağlıyor.

Dünya genelinde her yıl yaklaşık 400 bin, Türkiye’de ise yaklaşık –4 bin çocuğa kanser tanısı konuyor. Çocukluk çağı kanserleri tüm kanserlerin yalnızca yüzde 2 ila 4’ünü oluşturmasına rağmen, hastalığın hızlı seyri nedeniyle erken tanı ve doğru tedavi hayati önem taşıyor. Bugün gelinen noktada çocukluk çağı kanserlerinin yaklaşık üçte ikisi tamamen iyileşebiliyor; bazı kanser türlerinde bu oran yüzde 80’in üzerine çıkıyor. 2000 yılında Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Bilim Dalı hekimleri ile tedavi gören çocukların aileleri tarafından kurulan Kanserli Çocuklara Umut Vakfı (KAÇUV), çocukluk çağı kanserlerinde sadece tıbbi tedaviyle değil, çocukların ve ailelerin yaşamlarının tamamını kapsayan bütüncül destek yaklaşımıyla ele alıyor. KAÇUV, çeyrek asırdır geliştirdiği sürdürülebilir modellerle binlerce çocuğun ve ailenin bu zorlu yolculukta yalnız olmadığını hissetmesini sağlıyor.

“İhtiyaca göre şekillenen ve zaman içinde derinleşen bir destek modeli geliştirdik”
KAÇUV’un 25’inci yılı kutlamaları kapsamında konuşan KAÇUV Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. İnci Yıldız çeyrek asır boyunca çocukluk çağı kanserlerinin tedavisinde, ihtiyaçlara göre şekillenen ve zaman içinde derinleşen bir destek modeli geliştirdiklerini ifade etti Prof. Dr. İnci Yıldız, “Çocukluk çağı kanserlerinde yaşanan tıbbi gelişmeler umut verici boyutlara ulaştı. Özellikle lösemide iyileşme oranı yüzde 75–80, bazı alt tiplerde ise yüzde 90’ın üzerine çıkmış durumda. Son yıllarda hedefe yönelik akıllı ilaçlar ve immünoterapiler sayesinde hem tedavi başarısı arttı hem de yan etkiler daha iyi yönetilebilir hale geldi. Bu süreci açıkça bir ‘ilaç mucizesi’ olarak tanımlamak mümkün” dedi.

“Medikal tedaviye destek olacak her türlü çalışmayı gerçekleştiriyoruz”
25 yıldır, çocukluk çağı kanseri tanısı alan çocukların ve ailelerinin bu yolu yalnız yürümemesi için çalıştıklarına dikkat çeken Prof. Dr. İnci Yıldız, şu ifadeleri kullandı: “2000 yılında, yola çıkarken, bu sürecin yalnızca tıbbi bir tedavi olmadığını çok net biliyorduk. Bir çocuğun kendini güvende hissetmesi, oyun oynayabilmesi ve ailesinin ayakta kalabilmesi tedavi sürecini doğrudan etkiliyor. Kanser, bir çocuğun ve ailesinin hayatının tamamını etkiliyor; barınmadan eğitime, psikolojik dayanıklılıktan sosyal yaşama kadar her alanı yeniden şekillendiriyor. Biz de bu nedenle, 25 yıl boyunca tedaviyi hastane duvarlarının ötesine taşıyan bütüncül bir anlayışla ele aldık. Türkiye’nin yedi bölgesinde, 25 şehirde, 48 hastane servisinde ve 79 ilde binlerce çocuğa ve ailesine ulaşarak, gerçek ihtiyaçlara gerçek çözümler üretmeye odaklandık. Aile Evleri ile şehir dışından gelen ailelere ücretsiz ve güvenli konaklama sağladık; oyun odalarıyla çocukların tedavi sürecinde çocuk kalabilmelerini önemsedik; psikolojik, psiko-sosyal destekler ve burs programlarıyla hem çocukların hem ailelerin ayakta kalmasına katkı sunduk. Bugün çocukluk çağı kanserlerinde iyileşme oranlarının artması umut vermesinin yanı sıra; moralin, güven duygusunun ve sosyal desteğin tedavinin ayrılmaz bir parçası olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Gönüllülerimiz ve bağışçılarımızın desteğiyle, 25 yıldır her gün çaresiz hisseden kalplere umut olmak için uyanıyor; çocukların ve ailelerin yanında durma sorumluluğunu aynı inanç ve kararlılıkla geleceğe taşımaya devam ediyoruz.”

“KAÇUV’un çeyrek asırlık hikayesinin merkezinde çocuk yer alıyor”
KAÇUV’un çeyrek asırlık hikayesinin tek merkezinin çocuk olduğunu ifade eden KAÇUV Genel Müdürü Alican Yurtsever ise konuşmasında, “Bizim için çocuk; ailesiyle, arkadaşlarıyla, okuluyla, yaşadığı çevreyle ve geleceğe dair hayalleriyle bir bütün. 25 yıldır, tüm çalışmalarımızı bu yaklaşım etrafında şekillendiriyoruz. Kurulduğumuzda çıkış noktamızı, maddi nedenlerle tedavileri aksama riski taşıyan çocukların, tedavi süreçlerinin sürekliliğini sağlamaktı. Ancak kısa süre içerisinde; bir çocuğun iyilik hâlini desteklemenin sadece tıbbi tedaviyle mümkün olmadığını, çocukların uygun, güvenli ve destekleyici tedavi ortamlarına ihtiyaç duyduğunu, tedavi sürecindeki çocukların ve ailelerinin bu yolculukta yalnız bırakılmaması gerektiğini, tedavi boyunca psikolojik, psiko-sosyal ve sosyo-ekonomik destekler sağlanmasının önemli bir gereksinim olduğunu ve sağlık çalışanlarının yanında yer alarak, gönüllüleri de sürece dâhil etmemiz gerektiğini ve toplumda bu konudaki farkındalığın artırılması gerektiğini gördük. Çünkü, kalıcı bir iyilik hâli yaratmanın ancak böyle mümkün olduğunu biliyoruz. Bugün geriye baktığımızda, bu 25 yılın; iyileşen çocukların gülüşlerinden, umutla bekleyen ailelerden, hafta içi ve hafta sonu demeden emek veren gönüllülerden, kurumsal, bireysel, düzenli, tek seferlik katkı veren bağışçılarımızdan ve her zaman yanımızda olan paydaşlarımızdan oluşan büyük bir ekosistem olduğunu görüyoruz” diye konuştu.

“Umut bir kez var olduğunda yok edilemez”
Gelecek 25 yılda da umudu sistematik olarak büyütmeye devam edeceklerine dikkat çeken Alican Yurtsever, şu ifadeleri kullandı: “KAÇUV’un hikâyesi, 25 yıldır yanımızda olan bağışçılarımız, gönüllülerimiz ve paydaşlarımızla birlikte yazıldı. Umut bir kez var olduğunda yok edilemez. Umut, emekle ve süreklilikle kişiden kişiye aktarılır ve çoğalır. KAÇUV olarak 25 yıldır, umudu çoğaltıyoruz ve bunu, ikinci çeyrek yüzyılımızda da sizlerle birlikte çoğaltmaya devam edeceğiz. Merkezinde çocuk olan yaklaşımımızda; daha fazla bağışçı, gönüllü ve paydaşla bir araya gelecek, bu ekosistemi genişletecek ve derinleştireceğiz. Tedavi süreci boyunca ve sonrasında daha güvenli ve kapsayıcı koşullar oluşturmak için daha bütüncül ve sistemli bir yaklaşım benimseyeceğiz. Tedavi sürecindeki her çocuğun ve ailesinin desteklerimize eşit şekilde erişebildiği bu yapıyı daha da güçlendirmeyi ve vakıf olarak, etkimizi uzun yıllar boyunca sürdürülebilir kılmayı hedefliyoruz.”

“Umudun somut bir örneği olarak, çocuklarla ve ailelerle bir araya geldim”
2010 yılında kanser tanısı alan ve iyileştikten sonra KAÇUV ile tanışarak gönüllü olan İbrahim İmamoğlu, hikayesini şu sözlerle anlattı: “11 yaşında, 6’ncı sınıfa giderken, kanserle tanıştım. İlk zamanlar oldukça zorlandım ve günlerce ağladım. Ama hiçbir şeyin değişmediğini anlayınca bu durumu kabullendim. Tedavilerim bittikten sonra zorla da olsa doktorumdan izin alıp okuluma döndüm. Ancak ne yazık ki, kanser tekrardan bana misafir oldu. Bu sefer süreç daha zorluydu, ilik nakli olmam gerekiyordu ama uygun donör bulunamadı. Hayal kırıklığına uğramıştım ama bir yerlerde beni bekleyen bir UMUT var diye düşünerek kendimi toparladım. İlik bulunamayınca kemoterapi aldım ve kanseri atlattım. Eğitim hayatıma devam edip, fizyoterapi ve rehabilitasyon bölümünü kazandım. Aynı dönemde kardeşlerim de öğrenciydi ve ailem maddi olarak zor durumdaydı. Burs arayışına girdim ve arkadaşım vasıtasıyla KAÇUV’la tanışarak, eğitimine devam edip kanser tedavisi olanlara burs desteği verdiğini duydum. Başvurdum ve kabul aldım. KAÇUV bana sadece maddi anlamda değil, manevi anlamda da çok destek oldu. Vakıf psikologlarımız da ihtiyaç halinde destek olup varlıklarını hiçbir zaman unutturmuyordu. KAÇUV, kişinin her noktasına dokunup destek olmaya çalışıyordu. Ben de kısa süre içinde KAÇUV gönüllüsü oldum. Umudun somut bir örneği olarak, hastane etkinliklerine katıldım, çocuklarla ve ailelerle bir araya geldim. KAÇUV’un herkes tarafından daha da görünür olması için İstanbul Maratonu’na katıldım. KAÇUV’un daha da bilmesi ve bu umut ışığının hiç sönmemesi için tüm gücümle sahada olmaya devam edeceğim.”

Konuşmaların ardından, KAÇUV Umut Sorumlusu Tarço, 25’inci yıl kutlamasında sahneye çıkarak, gülümseten ve duygulandıran anlarla salondaki konuklara umut dolu anlar yaşattı. Kutlamalarda ayrıca Nilay Tezsay ve Seher Gül yer aldığı Bliss Project grubu, katılımcılara keyifli bir caz dinletisi sundu.

Kanserli Çocuklara Umut Vakfı (KAÇUV) Hakkında:
Kanserli Çocuklara Umut Vakfı (KAÇUV), 2000 yılında Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Bilim Dalı hekimleri ve tedavi gören çocukların aileleri tarafından kurulmuştur. Vakıf, çocukların tedavi süreçlerinde aileleriyle birlikte ücretsiz konaklayabilecekleri Aile Evleri ile hizmet vermekte, hastanelerin çocuk hematoloji ve onkoloji servislerinde oyun odaları yapımını sağlamakta ve psikolojik, sosyal, fiziksel ve tıbbi açıdan yaşam kalitelerini artıracak etkinlikler ve projeler yürütmektedir. Ayrıca eğitimini yurt içinde sürdürebilmek için maddi desteğe ihtiyaç duyan kanser tedavisi gören veya tamamlamış okul öncesi, ilkokul, ortaokul, lise ve üniversite öğrencilerine burs imkânı sağlamaktadır.

© Copyright 2026 basindasaglik.com Tüm Hakları Saklıdır.
Web sitemiz Hibya Haber Ajansı Abonesidir.